
Bazen hayatın koşturmacası içinde en ince detayları gözden kaçırıyoruz. Oysa sokağa adım attığımızda, hemen yanı başımızda duran bir dostumuz bize durup anı yaşamayı hatırlatabiliyor. Tıpkı fotoğraftaki bu can gibi.
Yeşilliklerin bittiği, toprağın başladığı o sınırda usulca uzanmış… Başını gökyüzüne kaldırmış, dikkatle ve derin bir odaklanmayla yukarı bakıyor. Belki süzülen bir kuşu izliyor, belki dalların arasındaki rüzgarın sesini dinliyor, belki de tanıdık bir silüet arıyor. Kulağındaki o küçük yeşil küpe ise onun bir hikayesi olduğunu, bu sokakların ve ortak yaşam alanımızın ayrılmaz bir parçası olduğunu fısıldıyor. O sadece bir sokak köpeği değil; mahallenin sessiz ve bilge sakinlerinden biri.
Sokaktaki dostlarımız sadece yanından geçip gittiğimiz canlılar değil; aynı havayı soluduğumuz, anı paylaştığımız komşularımızdır.
Onun o saf merakı ve gökyüzüne uzanan bakışı, aslında hepimize ufak bir hatırlatma yapıyor: Arada bir durun, telaşlarınızı bir kenara bırakın ve başınızı kaldırıp yukarı bakın. Dünyanın karmaşasından bir anlığına uzaklaşıp anın tadını çıkarmak, bazen sadece bir köpeğin gökyüzünü izlerken bulduğu o huzuru hissetmek kadar basittir.
